Emet Mutlu Son Masaj Esra Hanım
Emet Mutlu Son
Emet Mutlu Son Mine önce feribotun alt katına inip, kenarlardan arka kısma geçti, köpükler eşliğinde uzaklaştığı sahile baktı. Daha sonra orada da fazla kalamayıp ön taraflara doğru geçti. Feribotun en uç kısmına gittikçe rüzgâr artıyordu, bu rüzgârı teninde duymak istedi Mine. Feribotun denizi yarışını ve insanı sersem eden bu rüzgârı tatmak istedi. Orada kendisi dışında sadece bir birey vardı. Hırkasının önünü ilikleyip, şalını daha sıkı sarıp en uca gitti, korkuluklara dayanıp denizi seyre daldı.
Yanındaki fert sigara içiyordu ve sigaranın dumanı bir an için ona geldi, döndü baktı. Arka çaprazında oturan kırmızı tişörtlü çocuktu, üzerine ince bir mont geçirmişti. Genç çocuk sigarasını söndürdü. “ümit ederim rahatsız etmemiştir sigara.” “Yok olur mu, ben sonra geldim. Esasen açık havadayız.” “Sizinle aynı otobüsteyiz sanırım. Yolculuk nereye? Manisa’da mı ineceksiniz? Yoksa Salihli’ye kadar devam mı? “Evet, Salihli’ye kadar devam.” “Sizi farklıymıştim.
Emet Mutlu Son
Emet Mutlu Son Hatta az önce üst kattaydınız, öyle değil mi? Tam üst kata çıktım kayboldunuz sonrasında.” “Öyle bir yerde durmayı sevmem, hele ki deniz yolculuğunda. Otobüste aslına bakarsanız kaç saat oturmak zorunda kalıyoruz.” “Haklısınız. Pardon, ben sizi rahatsız etmedim değil mi? Bir dolu sual sordum.” “Yok, hoşuma gitti, iyi geldi şimdi. Sanırım siz de Salihli’ye gidiyorsunuz.” “Evet, iki seneden sonrasında memlekete gidiyorum.” “Uzun bir süre olmuş. İstanbul’a yerleştiniz herhalde ve sadece ziyaret ediyorsunuz memleketi.” “Hayır, aslında ben iki senedir denizlerdeydim. Kaptanım ve yeni dönüyorum evime.”
“Yaa, ne ilginç. Bir denizciyle karşılaşacağımı hiç ummazdım. Birçok ilginç yer görmüşsünüzdür, yaşınız da genç gaslıküyor.” “Evet, son iki senede biroldukça macera yaşamışımdır. Bizim sıkça gittiğimiz limanlar Afrika’daydı. Maceralı ama zor. Yirmi üç yaşındayım. Uzun deniz yolculuklarına çıkmam ani oldu.” “Afrika hep çok ilgimi çekmiştir. Yine de şanslısınız. Birçok ferdin gidemeyeceği yerlere gidiyorsunuz.” “Öyle fakat bir yerden sonrasında alışıyor insan. Hem evini de özlüyorsun. Bizim çiftliği çok özledim.” “Aa, çiftliğiniz mi var?” “Bizim orada hep irili ufaklı çiftlikler var, şehir düzeni yoktur.
Son yorumlar